Alba’nın bu en bilinen restoranının pembe salonunda yemek yiyip, gök delinircesine yağan

Alba’nın bu en bilinen restoranının pembe salonunda yemek yiyip, gök delinircesine yağan yağmuru izlerken sanki bir dejavu yaşıyorum. Bundan 1 sene evvel Massimo Bottura’nın ünlü Osteria Francescana’sında yemek yerken de aynı şeyleri düşündüğümü hatırlıyorum: “Bir şef, menüsündeki lezzetlerde nasıl bu kadar iniş çıkışlar yaşayabilir?” diye kendime soruyorum. Bir tabak muazzam, öbür tabak sönük. Bir malzeme beni ters köşeye yatırırken, öbürü tüm hayallerimi yıkıyor…
Enrico Crippa’nın en sevilen yemeklerini sunduğu tadım menüsü bir şef için çok iyi; ancak 3 Michelin yıldızlı ve Dünyanın en iyi 17.restoranı seçilen bir restoranda bu menü “çok iyi”den biraz geri düşüyor. Menünün unutamayacağım yemeği kestaneli risotto. Sanırım uzun yıllardır bu dokudaki bir risotto yemedim. Kestane,tarçın ve kümes hayvanları ciğeriyle hazırlanan sosla başka bir boyut kazanan yemek, şefin 2011’de yarattığı bir tabak. Üstünde limon kabuğu rendeleri ve kakao var. Alba’nın en unutulmaz yemeklerinden birisi. İşte böyle bir tabağın öncesinde, enginarlı uykuluk yemeğinde tüm uykuluklar fazlaca pişmiş, resmen kurutulmuş. Piazza Duomo’nun bu inişli-çıkışlı menüsü “unutulmazlar” listesine girmek için fazla istikrarsız. Sommelier Vincenzo Donatiello’nun menüsü ve eşleştirmeleri ise kusursuz. Restoranda trüfün gramı 8 eurodan satılıyor. Tadım menüsü 240 euro. Fiyat/Kalite dengesi iyi. Yine de Alba’da bu dengeyi daha iyi sağlayan restoranlar mevcut. Şefin, Massimo Bottura’nın limonlu tartına benzeyen limonlu tatlısı ise kesinlikle çok daha başarılı.
Engelliler için olanak yok!
Değerlendirme: 7.5/10
#fahrigedizalba #alba #italy #italia #italian #michelinstar #italya #piemonte #piedmont #chef #yemek

fahrigediz (Yemek – Food) paylaştı.

-