“Anne, kabul et artık..Senin doğurduğun ve yetiştirdiğin kız çocuğu bu!!!” diye haykırır

“Anne, kabul et artık..Senin doğurduğun ve yetiştirdiğin kız çocuğu bu!!!” diye haykırır Nesrin…
Ve çocuklarını bir türlü karınlarından çıkarıp doğuramayan kadınların ülkesidir Türkiye… Ve bazen en sevdiklerimizden gördüğümüz sözde yararımıza yapılan psikolojik baskı, fiziksel şiddete bile zemin hazırlar.

Son zamanlarda izlediğim en cesur, en sarsıcı filmdi Ana Yurdu…
Tüm kadınlar, kız evlatlar, anneler izlese keşke.

Yönetmeni Senem Tüzün de öylesine cesur ki, bakın bir röportajda ne sorulmuş, nasıl cevap vermiş… Siz bu filmle “Annelik kutsal değildir” mi diyorsunuz? – “Anneliğin kutsallaştırılma biçiminde sorun var” diyorum. Saf ışıktan ibaret, bembeyaz, kristalize bir anne imajı dayatılıyor kadınlara. O yüzden hepsi dünyanın en iyiliksever, en verici annesi olmaya çalışıyor. Bu anne ideali altında eziliyorlar. En temel eleştirim bu. Yoksa annelere ya da anneliğe saldırmak gibi bir amacım yok. Annelik dünyanın devamlılığını sağlayan temel döngü. Bedeninden yeni bir varlık çıkarmak çok muhteşem bir şey. Benim itirazım; düzenin, bu tip muhteşem şeyleri ele geçirip kendi yararına kullanmasına…

fatosun_zamani (Fatoş Aktaş) paylaştı.

-