Bugün 03:00 sularında bir sesle yataktan fırladım. Sanki 15 temmuzdaki alçak uçu?

Bugün 03:00 sularında bir sesle yataktan fırladım. Sanki 15 temmuzdaki alçak uçuş yapan o jetlerin sesi gibiydi aynı. Hemen twitter’a baktım, haber sitelerini kontrol ettim. Sesi çıkaramadım. Sonra öğrendim ki gök gürültüsüymüş. Ama bilinç altıma o jetlerin sesi öyle bir yer etmiş ki, ilk aklıma gelen bu oldu.
Peki ya sürekli bombardıman altındaki Halep? Halep’teki çocuklar ve bebekler. Halep ölüyor. Üçte biri gitmiş. Fırınlar, hastaneler vuruluyor. Dehşet videpo ve fotoğraflara her gün bir yenisi ekleniyor. Her yenisi bir diğerinden daha mı az feci, daha mı çok feci ayırt edemiyoruz.
Ama feci!
‘Her şey biz yaşarken oldu’
Evet, son sistem kurulumlu bir modern dünyada yaşıyoruz ve hunharca bir katliama seyirciyiz.
Aynı zaman diliminde yaşayan tüm insanlar olarak, şu savaşı durduramadığımız için inşallah cehenneme gitmeyiz.
Yeterince dua etmediğimizi düşünüyorum. Yeterince bağırmadığımızı. Kendi dünyamızın keyfini kaçırmasın diye haberlerde rastladığımızda bile zapping yaparak, duyarlılığımıza ket vurduğumuzu düşünüyorum.
Fotoğrafları görmeye mi dayanamıyoruz?
Dayanamayalım evet!
Belki bir kaç damla akan o gözyaşıyla daha halisâne dua ederiz.
Biz ne yapabiliriz ki mi diyoruz?
Şu BM’de, şu arap dünyasının liderlerinde mi bir ümit ışığı arıyoruz?
Hiçbir şeyimiz yok, duadan başka. Yeme-içmemizden, gezip-tozmamızdan kısmıyoruz. Peki bir kaç dakikamızı da mazlumlar için dua etmeye / fetih-yâsin sureleri okumaya ayırmazsak, insaniyetten ve vicdanlı olmaktan bahsetmeyelim.
Fetihler ver ya Rab!

birkimse_ () paylaştı.

-