Sevgili Kızım; Sen, bana mutlulukların en büyüğünü sundun, ben sana hangi mutluluk

Sevgili Kızım;
Sen, bana mutlulukların en büyüğünü sundun, ben sana hangi mutluluk için söz verebiliyorum?
Seni her tür şovenizmin, dinci, ırkçı ve milliyetçi fanatizmin alevlendiği dünyamıza davet etme cesaretini nasıl gösterebildim?
Jean d’Arc’ı yutan engizisyon ateşini ve Reichtag yangınından toplama kamplarına uzansn Hitler’in alevlerini lanetliyor görünen insanlığın, yirminci yüzyılın sonunda nasıl olup da hala birbirini yaktığını sorarsan ne diyebilirim?
Seni bu dünyaya getirmiş olan ben, dünyanın hemen hemen tümünde sahtekarlığın eğemen olduğunu, kendi politik çıkarları için her tür fanatizmi pompalayanların, fanatizm kendilerini tehdit eder hale gelince şaşkına dönüp masum numarası yaptığını, şimdi sana hangi yüzle itiraf edebilirim?
Silahların ancak ölümle tüketilebileceği ve ekonomilerini silah üretimiyle ayakta tutanların insan yaşamını savunamayacakları bunca açıkken, sahte umutlara bel bağlamanı nasıl isteyebilirim?
Sahtekarlığın bu kadar geçer akçe olduğu günümüzde sana dürüst olmayı nasıl öğretebilirim?
Ve eğer öğretebilirsem, senin de bir gün işkence görmeyeceğine, yakılmayacağına, yok edilmeyeceğine nasıl güvenebilirim?
Ve kendime soruyorum: Çoğu yerde, çeyrek yüzyıl önce değiştirmeye çalıştığımızı savunma konumuna getirilmişken, ileride güneşli günler göreceğimize dair kendimi nasıl avutabilirim?
Sevgili kızım, seni koruyabilmek için bugünlerde modası geçmiş görünen eski ütopyalarımdan başka bir yanıtım, servetim ya da çözüm önerim yok….
Susmayı beceremediğim için hoş görmeni dilerim.
Sana bir tek şunu önerebilirim: ” HAYAL ET.”

birgulsevi (Birgül) paylaştı.

-