Üniversite yıllarımın başından beri İstanbul’a imkan buldukça gelmeye çalışırım. Bu 2012 senesini

Üniversite yıllarımın başından beri İstanbul’a imkan buldukça gelmeye çalışırım. Bu 2012 senesini buluyor. Fakat yaklaşık bir yılı aşkın zamandır şehri gezmek ve keyfini çıkarmaya fırsat bulamamıştım. Geldiğim zaman içinde ya işlerimi hallettim yada bir yerlere uçtum. (Sanki önemli biriymişim gibi kendimi göstermem gerek yoksa dayanamam.) Yaklaşık bu dört yıllık süreçte Beşiktaş’tayken sürekli önünden geçip, kapısına hayran hayran baktığım Dolmabahçe Sarayı’na hiç girmemiştim. Bu sefer gittim ve geç kaldığım için biraz pişman oldum açıkçası. Osmanlı’nın son altı halifesi ve Mustafa Kemal ile İsmet İnönü’yü ağırlayan saray, kelimenin ağırlığını tam olarak veriyor. Detaylar, zerafet ve güç gösterisinin örneği olan Dolmabahçe kesinlikle bir gününüzü ayırmanız gereken bir alan bana kalırsa. Kültür Bakanlığına değil, Milli Meclis’e bağlı olan müzede yaklaşık her saat başı rehber eşliğinde ücretsiz Türkçe ve İngilizce tur oluyor. Haremlik ve Selamlık olarak ayrılan sarayda gezmek için iki farklı bilet almak gerekiyor. Biz geç gittiğimiz için harem kısmı kapanmıştı fakat selamlık kısmı da görülmeye değer. Düşünsenize bir imparatorluğu yöneten kişinin ve belki de sadece ona yakın olan kişilerin gördüklerini görüyor, onların geçtiği yerlerden geçiyorsunuz. İnsan bu düşüncenin altında bile ezilirken, acaba nasıl bir duygudur o güç, ihtişamı hissetmek? Binlerce kilometreyi aşıp gelen elçilerin ne hissettiğini düşünüyorum altın süslemelerle dolu karşılama salonuna girdiğimde. Saray’dan çıktığımda garip duygular hissediyorum. İnsanoğlunun olağanüstü kapasitesini ve aynı zamanda acizliğini… Yerli öğrenci biletinin 5₺ olduğu bu saraya gitmek için daha ne bekliyorsunuz? ‍♂️ Not: Sarayın tanıtım filmini yapmayı çok isterdim. ☺️ Kim bilir belki bir gün.

umitbu (Ümit Bulut) paylaştı.

-