Babam öldükten sonra, yaşayan, devam eden herşeyi görür oldum, zordu. Güneşin her

Babam öldükten sonra, yaşayan, devam eden herşeyi görür oldum, zordu. Güneşin her gün doğuşu, çiçeklerin açışı, portakalın dalında olgunlaşışı… Herşeyin başlayıp bitişi, çiçeklerin çok suyla ölüşü, bazı tohumların hiç çimlenemeden kuruyuşu… Özlemenin çok zor oluşu.
Duygularla boğuştum çok. Kimse üzülmesin istedim. Kimse özlemesin. Kimse hasta olmasın. Kimse ezilmesin, haksızlığa uğramasın. Çocuk çocuğa kendi çikolatasını versin, yani öyle fedakar olsun insanlar, daha çocukluktan. Yeri gelsin, aç aça ben tokum, sen ye desin.
Sonra ölüm.
Kağan’la ölümü bile küçümsedim.
Çünkü ölüm…
“Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
Fakat
emin ol ki sevgili;
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boşuna bakacaklar
Nâzıma!” Ölmekten korkmadılar.
Çiçekler büyüdü, büyüyecek.
Özlem hep olacak.
Ve bazı ölüler hep minnetle anılacak.
#15temmuz #rahmetleveminnetleanıyoruz

takaziskas () paylaştı.

-