Başımı örtmeye karar verdiğim zamanlar maddi durumumuz pek iyi değildi. Canım annem

Başımı örtmeye karar verdiğim zamanlar maddi durumumuz pek iyi değildi. Canım annem yine de gücü yettiğince bana özel birşeyler almışti. Hatta ilk başörtümu saklıyorum. Öyle moda takibi yapan biri olmadım hiç. İçime sinsin giydiğim şey yeter, tek ölçüm bu.Modaya karşı bir antipatim oldu hep. Liseden üniversiteye geçiş dönemindeki yaz kısa bir radyo deneyimim oldu bir arkadaşla. İlk programlarimizdan birinde modayı konuşmuştuk. Fatma Barbarosoğlu hocanın imaj ve takva kitabını hatmederek. Moda ve islam bir arada mümkün müdür vesaire. Geçen memleketteyken çocuklari anneme bırakıp kendime birşeyler bakayım dedim. Nerdeyse altı dükkana girdim çıktım. Altı dükkan. Birinde de mi mâkul, sağlıklı, düzgün birşey olmaz. Yok. Pamuklu kumaş diyorum yok. Tesettür ölçüsüne zaten hiç girmiyorum beni aşar şu an. Nerdeyse bir yerden 225 liraya bir tunik alıp çıkacaktım. Tunik yani altı üstü uzun gömlek. Bu para belki bir çoğunuz için amaaan nolcak ki ‘dir. Kiminiz için haftalik bir ihtiyaciniz için elzemdir. Bilemem. Ama bence yazık. Verilmez. Neyseki vermedim. Kendime nihayetinde bir tunik aldım. @ninemindolabi ‘ndan . Kesin görmüşsünüzdür. Kendine özgü olmak vardır ya. Hani farklı olmak için değil de. Kendi öyle olduğu için öyledir. Ninemin dolabı bu benim için. Giyinmek bir ihtiyaç sonuçta. Bunu bir olağandışıliga çevirip abartmaya gerek yok. Ben en çok bu abartisizligi ve doğallıgi sevdim işte bu arkadaşta. Isterseniz bir bakın… Ah ah İki çocuklu anneyi, anneleri dükkan dükkan gezdirenler utansın. Nenelerimizin kemikleri sizlayacak.

kafverengi (Ebru Toslak) paylaştı.

-