Başın öne eğilmesin bitti ama ben Sabahattin Ali’ye, onun hayatından anılar okumaya


Başın öne eğilmesin bitti ama ben Sabahattin Ali’ye, onun hayatından anılar okumaya doyamadım. Ve bir de kızının gözünden okuyayım dedim.. Filiz hiç üzülmesin.. Kızına çok düşkün bir babanın isteği.. “Durmadan okuyan, okuduğunu hazmeden, nasıl okunması gerektiğini, neyin okunmaya değer olduğunu bilen” ve durmadan üreten, baskılara rağmen yazmaya devam eden, aşka hiç doymayan, gönül maceraları bitmeyen, eğlenmeyi, anlatmayı, gezmeyi çok seven, dolu dolu yaşayan, ama daha 40 yaşındayken iğrenç bi tuzağa düşürülüp faili meçhule kurban giden, çok sevdiği dağlarda mezarının yeri bile tam belli olmayan cânım Sabahattin Ali’m.. bilmediğim ne çok şey öğrendim O’nun ve o dönemin hakkında. Başın Öne Eğilmesin sadece Sabahattin Ali’nin yaşam öyküsü değil, o dönemi de anlatan güzel bir kaynak olmuş. Her şeyi ile defalarca daha aşık oldum Sabahattin Ali’ye ama gönül maceraları, “Canım Aliye, Ruhum Filiz” okurken gözümde canlanan, o iyi aile babası, iyi bir eş profiline ters düştü. Eşinin yerinde olmak istemezdim :) Duygusal bir aşk adamı da olsa erkek erkektir ve sadık olanı zor bulunur, bir kez daha anladım :)
gldrnz paylaştı.

-