Bir domates aşkla soyulur, bir yağ aşk ile konur, bir tabak aşkla


Bir domates aşkla soyulur, bir yağ aşk ile konur, bir tabak aşkla süslenir, bir et aşkla pişirilir. Bir bardak aşkla silinir, bir masa aşkla düzenlenir. Bir şarap aşkla eşleştirilir, bir kadeh aşkla doldurulur,bir şarap aşkla tadılır. Bir sipariş aşkla alınır, bir yemek aşkla anlatılır,bir hizmet aşkla yapılır… Yemek aşktır! Oysa ülkemizde son zamanlarda “mantık” öne geçirilmeye çalışılıyor. Para kazanmak restoranların en büyük problemi. Kimsenin en iyi aşçı,en iyi somölye olma derdi yok, herkesin daha çok kazanma derdi var. Size aşık,sizi ölümüne seven birinin elinden yemek yediğinizde bunu hissetmiyor musunuz? Örneğin annenizin,babanızın,eşinizin? Ben restoranlarda çalışanlarına “neden daha çok ciro yapmadınız?” yerine “bu ruhsuz yemeği müşterilerime nasıl sunabildiniz?” diye bağıran işletmecileri tercih ederim. Ben yemekleri beğenilmeyince “nasılsa sürekli gelen oluyor, boşver nasılsa bunlar anlamaz!” yerine “Ben bu işi nasıl düzeltebilirim? Nasıl daha iyi aşçı olabilirim?” diyen aşçıları görmeyi tercih ederim. Lüks restoranlar,manzaralar,gümüş çatal bıçaklar benim umrumda bile değil! Ben aşkla yapılmış bir karnıyarığı mantıkla yapılmış ıstakozlara tercih ederim! #iyigeceler sevgili dostlarım! Yemeği “aşk” gibi gören insanların mekanlarını birbirimzle paylaşmaya hep devam edelim! Istanbul, Turkey
fahrigediz paylaştı.

-