. BİR FRANSIZIN GÖZÜYLE ŞEHR-İ İSTANBUL VE OSMANLI İNSANI (3) Osmanlı Devleti

.
BİR FRANSIZIN GÖZÜYLE ŞEHR-İ İSTANBUL VE OSMANLI İNSANI (3)

Osmanlı Devleti içinde farklı dinlere mensup insanlar birarada yaşamaktadır. Böyle bir manzara dünyanın başka hiç bir ülkesinde mevcut değildir. Ama yazar öyle bir manzarayla karşılaşmıştır ki bukadarının da olabileceğini kesinlikle düşünmemiştir. Pera da oturan yazar o bayram sabahında caddeye adım atar atmaz bakın neler görmüştür.

Pera’da oturan Avrupalıların çoğu bu bayram kalabalığına katıldı. Çünkü bayram günleri , diğer dinlerden olanlar da Müslümanların merasimlerine iştirak ederler , onlarda bayram yaparlar. İslami merasime kalben katılmayanlar için bile bu bir bayramdı.

Herkesin aklında yardımlaşmanın bir sınırı vardır. Fakat hemen her manzarası insanı şaşırtan bu tuhaf ülkede yardımlaşmanın boyutları da elbette akılları zorlayacak boyutlardadır. O bayram günü, bayram namazı sonrası, At Meydanında meydana gelecek olaylar merasimi izleyen yabancıların neredeyse küçük dillerini yutmalarına sebep olacaktır. Yazarımızdan dinleyelim.

Kurban kesiminden sonra herkes yiyecek ve içeceklere yöneldi. Çörekler, şekerli kaymaklar, kızartmalar ve halkın en çok sevdiği kebaplar pek boldu. Bunlar halka ücretsiz dağıtılıyordu ve bunların parasını zengin kişiler ödüyorlardı. Ayrıca herkes istediği eve girer, sofraya oturur ikram görürdü. Fakir zengin bütün müslümanlar evlerine gelen insanların dini, ırkı ve sosyal durumları ne olursa olsun kendi varlık durumlarına göre ziyafet verirler, memnun etmeye çalışırlar.

Osmanlı Ülkesine gelerek burada yaşayan insanları ve onların davranışlarını gözlemleyen ve gördükleri karşısında hayran kalan her kişinin, böyle bir ahlaki yapının oluşmasına sebep olan dini yapıdan etkilenmemeleri mümkün değildir. İslam Dinini tüm saflığı ve temizliği ile yaşayan dervişler de yazarın dikkatinden kaçmamıştır. Şimdi seyahatnamenin bu konudaki yaklaşımına bakalım.

İstanbul da dervişlerin ibadetleri ve ibadet şekli bana çok tesir etti. Onlar için Allah kelamı her dilde geçerlidir. Bu dervişler hiç kimseyi ney sesiyle kendileri gibi dönmeye mecbur etmiyorlar. Fakat bu usül onlar için Allaha şükretmenin , Onun büyüklüğünü ifade etmenin en ince ve en yüce şeklidir.

Devamı yorumda

devletialiyyeosmaniyye (Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye) paylaştı.

-