Bir kimse Besmele-i şerîfeyi yerli yerince okusa, Allahü teâlâyı bütün isimleri ile

Bir kimse Besmele-i şerîfeyi yerli yerince okusa, Allahü teâlâyı bütün isimleri ile zikretmiş gibi olur.
Besmele-i şerîfe hakkında birçok faziletler vardır. Lisanlar hepsini anlatmaktan ve kalemler yazmaktan âcizdir. Bu faziletlerinden biri şudur: Îsâ aleyhisselam bir gün, bir kabrin yanından geçerken, azap meleklerinin kabirdeki ölüye azap ettiklerini gördü. Geçip işine gitti. İşinden dönerken yine o kabrin yanından geçti. Kabirdeki meyyitin başında rahmet meleklerinin toplandığını ve ona çeşitli nimetler ikram ettiklerini gördü, iki rekat namaz kılıp, Allahü teâlâya bu işin sırrından sual eyledi. Allahü teâlâ; “O meyyit âsî idi. Azâbımda mahpus idi. Hayatta olan evladı bugün hocaya başlayıp; (Bismillâhirrahmânirrahîm) dedi. Ben de, çocuğu dünyâda benim ismimi zikrederken, kabirde babasına azap etmeyi keremime lâyık görmedim. Ona azap etmekten hayâ edip, azâbımı kaldırarak rahmet ve ihsânım ile muâmele eyledim” buyurdu.
Besmele yazılı kâğıdı yerden kaldıranı, Allahü teâlâ sıddîklardan eyler. Nitekim Lokman Hakîm böyle bir ameli işlediği için hikmet ve nasîhate kavuştu. Cennette; bal, süt, su ve sâir içeceklerin ırmakları, büyük bir inciden yapılmış kubbenin içinde yazılı olan Besmelenin bir “he” ve üç “mim” harfinden akar. Besmele okuyan kimselerin o ırmaklardan içeceği bildirilmiştir.
Allahü teâlânın üçbin ism-i şerîfi vardır. Binini melekler bilir, binini Peygamberler (aleyhimüsselam) bilir, başkaları bilmez. Üçyüzü Tevrat’ta, üçyüzü İncîl’de, üçyüzü Zebur’da, doksandokuzu Kur’ân-ı azîmüşşândadır. Bir ismini, Allahü teâlâdan başka kimse bilmez. Bu üçbin esmâ-i şerîfenin ma’nâ-yı latifesi, Besmelede zikrolunan üç esmâ-i latifenin içine yerleştirilmiştir. Bir kimse bu Besmele-i şerîfeyi yerli yerince okusa, Allahü teâlâyı bütün isimleri ile zikretmiş gibi olur.
Hazreti Ali’nin “radıyallahü anh” evlâdlarından nakledildi ki: Allahü teâlâ kalemi yaratınca “Bismillah” yazmasını emreyledi. Kalem, Allahü teâlânın ism-i şerîfini işitince mütehayyir (hayrette kalıp) olup iki parça oldu. Parçalanmış hâlde başını Levh üzerine koyup bin yıl yattı. Sonra Allahü teâlâ, kaleme; “Rahmânirrahîm” ism-i şerîfini işittirdi. Hemen iki parça bir araya gelip eski hâline geldi.

semihaosmanagaoglu (Budapeşteden Sevgilerle) paylaştı.

-