Bu gemici feneri bir yıl önce yanarken, ülkemdeki katliamların hiç biri henüz

Bu gemici feneri bir yıl önce yanarken, ülkemdeki katliamların hiç biri henüz olmamıştı. Yetim çocuklar, babalarının kucağında gelecek karanlıktan habersiz gülüyordu. Gelecek hayali kuruyordu, parçalanmış bedeni henüz umutla doluydu, annesinin kuzusuydu Memed. Annesinin kuzusuydu Dilek. Umut, umut olacaktı yarınlara. Ne çok hayat değişti bir yılda. Yarı mutlu, yarı hüzünlü öyle garip bir bayram! Güzel şeyler dileyelim yine de. Umalım ki gelecek günlerimiz daha aydınlık olur. Mutlu bayramlar ❤ . .
Proust’la yeni tanıştım. Bu çok ünlü deneme ustasının eserleri ancak 1990 larda Türkçeye çevrilmeye başlamış.
Yazarın hayatını adadığı ünlü romanı ” Kayıp Zamanın İzinde” yi okumadan önce, bu güzel denemeleri okuduğum için mutluyum.
Yaşadığımız hayatı çok farklı bir gözle, zarif, felsefi ve romantik bir dille bize aktarmış yazar. Altı çizilecek, her zamana ait güzel hoş paragraflar, akıp gidiyor. Belli ki bu okuma sadece bir başlangıç olacak.. “Bir gün gelir artık hayat bize mutluluk getirmez olur. Ama yine de mutluluğun çoktan içine işlediği güneş ışığı bizi hala mutlu edebilir.; uzun zamandır bizim için dünyevi bir şey olan ve artık yalnızca mutluluğun hatırası haline gelmiş güneş ışığı, hem parıldayıverdiği o anda hem de bize anımsattığı geçmişteki anlarda ya da ikisinin arasında zamanın dışındaki bir anda bize mutluluğu yeniden tattırır;zira güneş ışığı aslında daimi bir mutluluk kaynağıdır. ” s. 53-54 @icselbisi

namiksomel (Namık Somel) paylaştı.

-