Çocuklar kağıttan parmak tuzluk yapmışlar; geçen gün bana uzattılar “sen şunları bi

Çocuklar kağıttan parmak tuzluk yapmışlar; geçen gün bana uzattılar “sen şunları bi sakla” diye. Ben emanetçiyimdir; sakla derler saklarım. Günler sonra akıllarına gelir; çıkartır veririm. Bu kez çantamdan çıkartıp kaldıracak vaktim olmamış; orada kalmış. Dün bir toplantıda fikir teatisi halindeyiz. Seçenekler çoktu, en son dörde indi, dört taneden birini seçmek zorundayız. Önce kura çekelim dedim, dört fikri de kağıtlara yazıp elimde sallayarak seçtirdim, ama kuradan beklediğimiz verimi alamadık. Sonra çantamdaki tuzluklar aklıma geldi, her birine dört fikri yazdım, sırayla seçtik. Renklerden belli olabilir, hile karışmasın diye seçtiğimiz renkten sonra 7 saydık. Hile yaptın, bilerek seçtin, gözünü kapa da seç falan derken; bir baktım ki; masada 35, 36, 52, 30, 31 yaşlarında beş yetişkiniz ama gayet güzel oyuna dalmışız. Shakespeare sözüdür; “büyüklerin oyunlarına iş adı verilir” der. Bizimki de öyle oldu. Sonra da zaten, “bana ne benim dediğim olsun, kura falan sayılmaz, illa benim dediğim olsun” diye mızıkçılık yaptım. İnşallah da benim dediğim seçilir Allah’ım ya… Cipsi kola özel saçım onlardan uzun olsun. Ayna tuttum size geçti

sermincarkaci (Oyuncu Anne) paylaştı.

-