“DUÂ İBÂDETTİR” Duâ lügatte çağırmak demektir. Sonra duâ, küçükten büyüğe, aşağıdan

“DUÂ İBÂDETTİR”
Duâ lügatte çağırmak demektir. Sonra duâ, küçükten büyüğe, aşağıdan yukarıya karşı yapılan niyaz ve temennî mânâsına kullanılmıştır.

Duâ, âciz olan kulun her şeye kâdir olan Allâhü Teâlâ’dan ihtiyaç ve arzusunu, fiili, sözü ve hâli ile yalvararak, ihlâs ve ciddiyetle istemesidir.

Duâ, Allâhü Teâlâ’dan af, mağfiret, lütuf ve yardım istemektir ve Allâhü Teâlâ’ya îmânın en büyük ve en güzel delillerindendir.

Duâ ile Allâh’ın kulu olduğumuzu ve ona karşı ihtiyacımızı göstermiş oluruz.

Duâ, kulun Rabb’inden yardım istemesi ve onun merhametine mürâcaât etmesidir.

Duâ, kulun Cenâb-ı Hakk’ın varlığını, azametini, her şeye kâdir olduğunu; kendisinin de âciz ve Rabb’ine muhtaç olduğunu itiraf etmesidir.

Duâ, birçok belâyı kaldırır ve düşmanların şerrinden kurtarır.

Duâ bir ibâdettir. Kur’ân-ı Kerîm’de duâ lafzı çok kere ibâdet mânâsında kullanılmıştır. Mü’min sûresi, 60. âyet-i kerîmede (meâlen): “Hâlbuki Rabbiniz buyurdu: Bana duâ edin, yalvarın ki size karşılık vereyim. Çünkü benim ibâdetimden kibirlenenler yarın hor hakîr olarak cehenneme gireceklerdir.” buyurulmuştur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de “Duâ ibâdettir.” buyurmuştur.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.)’e uyarak her mühim işte kalp huzûru ile kabûlüne inanarak ve son derece tevâzu’ içinde yalvararak duâ etmek gerekir. Her hayırlı işte yalvarmak ve duâ etmekle emrolunduk. Zîrâ mü’min, samîmî duâ ile yardıma, hayır ve berekete nâil olur.

esmatash (^ESMA^) paylaştı.

-