Geçen seneydi, önceki evdeydik. Sonbahardı ve bu havalarda yürüyüş yapmadan duramıyordum. Ne

Geçen seneydi, önceki evdeydik. Sonbahardı ve bu havalarda yürüyüş yapmadan duramıyordum. Ne ki ağaç tünelli yolun, parkların manzarasını, az ötedeki akçaağacın büyülü dönüşümünü kaçırmak istemiyordum. Evimiz henüz yapılmış bir mahalledeydi burada ağaçlar fidandı, bahçede de azıcık yetişmiş genç ağaçlar vardı. İç geçiriyordum devasa ağaçlı evlere, bahçelere. yürüyüşe çıkıyordum sık sık.. bir gün bol ağaçlı, eve sadece taşlı küçük yoldan ulaşılan bir evin önünden geçiyordum. O sırada evin küçük bahçe kapısından biri girdi ve iç kapıya doğru yürümeye başladı. Yürüyenin ayaklarının altından katır kutur kurumuş yaprak sesi çıkıyordu. Aman Allah’ım kalbim duracaktı nerdeyse bu sese. o kadar o kadar istedim ki o gün böyle bir eve gireyim, yaşayayım. Ama dile dökmedim hiç. Kalbimden bu istek geçti ve öylece orada kaldı. Zaten uzunca bir süredir istek, dilek, şu şu olsun diye dua edemiyorum. Bir tek içimden geçenler oluyor, çok da istersem aborjinler gibi evrenin de hayrınıysa güneşi artırmanı diliyorum felan diyorum. neyse.. bir de yıllardır mevsim geçişlerini izleyebileceğim, bahçesindeki ağacın dönüşümlerini an be an göreceğim, ağaçların salınma sesini işiteceğim bir veranda hayali öyle asılıydı kalbimin bir köşesinde. O da dile gelmedi. Bir gün o evden çıkmamızı istedi ansızın ev sahibi, eve satacaktı. Sarsıldık, şaşırdık, çok sıkıntı yaşadık. hazır edilen bir ikram vardı meğer ucunda. Şimdi Bahçeye her çıkışımda bu sesleri duyunca önce araba geçiyor sanıyorum, ama hemen sonra şiddetlenen esintiyle coşan ağaçların sesi olduğunu farkediyorum, tek yapabildiğim gülümsemek ve şükretmek oluyor. Bir büyük ağaç diliyordum, nerdeyse küçük bir orman içinde bir eve düşürülüyorum. 1 meşe diye eriyordum 2 meşeye, 1 kayına, 2 huş ağacına, bayıldığım 4 üvez ağacına, mavi çamlara, ladin, küçük bir kızılakçaağaca, kiraz ağaçlarına, daha bilmediğim nicelerine, ve penceremin hemen önünde (diğerleri ev etrafında) cherryblossom ağaca gark ediliyorum. Üstelik ön taraf da komşu şatonun ağaçları ile çevrili. Aşağıda ve yukarda ormanlar var. Öylece oturup bu olanları tefekkür edesim var. Ne diyeyim Dileklere kıymet verene, Bire bin veren şükrü nasip edene şükürler olsun vesselam ✋

deli.anne (M. İskoçya ~ İngiltere) paylaştı.

-