Geçen yıl 15 Temmuz’da Marmaris’teydik. Orada yaşanan olayın vahametini yakinen yaşadık. Evimiz

Geçen yıl 15 Temmuz’da Marmaris’teydik. Orada yaşanan olayın vahametini yakinen yaşadık. Evimiz İstanbul’da. Pencereleri Atatürk Havalimanına giden yola bakıyor. Marmaris’ten eve dönünce komşularımızdan havalimanına doğru akan insan selini, sitemizin üstünden uçan F-16 ları dinledik. Üzüldük, korktuk, çok dua ettik. Çocuklar tüm bu seyirlerde yanımızdaydılar. Şehitlerimize gözyaşı döktüğümüzü gördüler, gece nöbetlerinde bizimle meydanlara geldiler… Bana ‘çocuklarımızı birer vatansever olarak nasıl yetiştirebiliriz’ diye sorsanız, derim ki önce siz vatanınızı sevin ve bu duyguyu çocuklarınıza hissettirin. Eğer istiklal marşını duyduğunuzda gözleriniz doluyor içiniz coşuyorsa, bir şehit haberi duyduğunuzda yüreğinize bulut duruyorsa, tek yürek ve tek millet olmanın iftiharını göğsünüze madalya gibi takıyorsanız işte o zaman çocuklarınıza ‘vatanseverlik’ mirasını bırakma yolundasınız demektir. Geçen gün Enes’i markete göndermiştim. Dönüşte para üstünü verdi, sadece bu 1 Lira elinde kaldı. Anne dedi, bu 15 Temmuz parası, üzerinde şehitler ve gaziler var, tişörtümün cebinde taşıyabilir miyim? Tabii de dedim, neden tişörtünün cebinde taşıyorsun? Çünkü kalbim orada, dedi…

Kalbimizin ortasına y/akan 250 şehidimizin anısına saygı ve duayla…

haticekubratongar (Hatice Kübra Tongar) paylaştı.

-