Gittikçe içimize kapanıyor, ekonominin asla düzelmeyeceğine, biz ne dersek diyelim Kıbrıs adasının

Gittikçe içimize kapanıyor, ekonominin asla düzelmeyeceğine, biz ne dersek diyelim Kıbrıs adasının bizden alınabileceğine, Avrupa Birliği’nin en önemli çare olduğuna ve bizi asla almayacaklarına, gençliğin kötüye gittiğine ve bu ülkeyi korumayacaklarına, yönetim şeklinin değişeceğine, hatta topraklarımızın bölünebileceğine inanıyor, yakınıyor ve umutlarımızdan vazgeçiyoruz. Oysa ülkelerin en kötü durumlarında bile geleceğe ilişkin umutları, beklentileri olmasının mucizeler yaratabildiğini en iyi bilen ülkelerden biriyiz. Tüm ülkemizi yitirdiğimiz düşünüldüğü bir dönemde Kurtuluş Savaş’ını verip, belirsizlikleri yeni bir devlete döndüren bir geçmişe sahibiz. İnsanlar bedensel ve ruhsal olarak değişen koşullara uyum sağlayabilirler. Yeni düzenlerini ona göre kurabilir ve önemli sorunlar yaşamadan bu süreci geçirebilirler. Ancak bu sürecin ne kadar sürebileceğini ve sonrası için beklentileri olması gerekir. Kazanabileceklerini ve yitirebileceklerini, neler yapabileceklerini bildikleri zaman ruhsal sıkıntılara ve umutsuzluğa kapılmadan direnebilirler, aynı kurtuluş savaşında olduğu gibi. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlarken bu gerçeği aklımızdan çıkarmamız gerek. Zafer kazanmak için her zaman silahla savaş yapmak gerekmez. Zafer, geçmişten ders alıp bilgiyle daha iyiye, daha güzele gitmek için mücadele edilerek kazanılır. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. #30ağustos #30ağustoszaferbayramı #30ağustoszaferbayramımızkutluolsun #bengisemerci #bengisemercienstitüsü

prof.dr.bengisemerci (Bengi Semerci Enstitüsü) paylaştı.

-