Görüntü, görüntü, görüntü. Piyasada en önemli şey görüntü yani bir ürünün bize

Görüntü, görüntü, görüntü. Piyasada en önemli şey görüntü yani bir ürünün bize nasıl sunulduğudur. Kitaplarda da aynı şey geçerli. Bazen, hatta ben bunu çoğu zaman olarak değiştireyim, bir kitabı almamız için “beni al” diye bağıran bir kapak ve ilgi çekici arka kapak yazısı yeterlidir.

Bu tarz kitaplar herhangi bir araştırmaya gerek duyulmadan direk sepete atılır. Nitekim bende bunu yaptım. Kapağına vurulduğum gibi fırlattım sepete. İyi ki de fırlatmışım. Çünkü ciddi anlamda, hangi ara başladım hangi ara bitti anlamadım. Acayip akıcı bir kitaptı.
Ana karakterin illüzyonist olduğu bir kitabı daha önce okumadım diye hatırlıyorum. Bu sebeple Kupa Altılısı kendini diğer kitaplardan ayırarak olaya bir sıfır önde başladı.
Konudan nasıl, ne şekilde bahsedeceğim hakkında en ufak bir fikrim olmadığı için direk bodoslama dalacağım. Umarım kafanızda bir şeyler canlandırabilirim.

Ana karakterimiz olan Jay Fields intikam peşinde olan bir illüzyonist. Oldukça ünlü ve büyük bir hayran kitlesi var. Fakat bunların hiçbiri önemli değil çünkü şuan daha önemli şeyler var. Bütün dünya illüzyon gösterisi sırasında onun birini öldürdüğünü düşünüyor ama yanılıyorlar. Çünkü hepsi Jay’in planının bir parçası. Kendisi için, onun için, altısı için istediği tek şey intikam. “Dünyanızı orada, sahne ışıkları altında yıkacağım. Müdahale etmek için çok geç olana dek beni fark etmeyeceksiniz bile.” diyen bir karakter merak edilmez mi hiç?
İntikam. Geçmiş. Aşk. İllüzyon.
Bu kitapta hepsi bir arada!
Daha ne duruyorsunuz? Gidin ve Jay Fields’la tanışın.

Puanım:5/5

cansubakan (Cansu Bakan) paylaştı.

-