Kendi küçük dünyasında tekdüze bir yaşam süren Selin’in beklenmedik gelişmeler sonucu ani

Kendi küçük dünyasında tekdüze bir yaşam süren Selin’in beklenmedik gelişmeler sonucu ani bir kararla Cunda’dan Midilli’ye, İstanbul’dan Paris’e ve Londra’ya uzanan hikayesini sunuyor Dolanık Aşıklar. Bir yandan da hayatın bize hazırladığı planlardan bihaber, yazılmış senaryoların kaçınılmaz rastlantılarına sürüklendiğimiz mesajını veriyor. Bunlar başta nerede bu planlar dedirtse de son sayfada biraz da zorlama bir şekilde anlam kazanıyor neyse ki. Dolanık Aşıklar yazarın 2. kitabı. Etkisinden kurtulmanın imkansız olduğu ilk kitabı Bu Sonu Mutlu Biten Hikayelerden Biri Değil’in içeriğine, olayları dramatize etmeyen gerçekçiliği ve yazarın tamamen yarattığı karaktere büründüğü başarılı anlatımına bayılınca bu kitabıyla ilgili de haklı bir beklenti oluşmuştu. Farklı bir tarzla karşımıza çıkması kendisini tekrar etmemesi adına beni sevindirmişti ancak kitap hiçbir şekilde beklediğimi vermedi. Üslup benim kullanmayı ve dolayısıyla okumayı da tercih etmediğim bir dilde. Bazı kelimeler, kalıplar ve hatta yer yer cümleler göze batar derecede tekrar edip durdular. Anlatım düz bir çizgi misali, 199 sayfa boyunca değişen olay ve karakterlere inat aynı tonda kaldı. Bazen çok ayrıntı verildi, bazen çok boşluk bırakıldı. Kadın karakter ve en yakın arkadaşı yerli kurgularda hep karşımıza çıkan kişilik özelliklerine sahipti bence. Sırf araya girip söylenmek istenen cümleler olduğu için bazı olaylar eklendi hissi okuma süresince bırakmadı. Kitapta kıskaçlardan kurtulmak isteyen karakterleri yazar rahat bırakmadı sanki. Bu kitap benim için deja-vu gibiydi. Benzer bir hayal kırıklığını Ariel Dorfman’ın bütünüyle hayran kaldığım Konfidenz kitabından sonra hiçbir şekilde sevmediğim bir anlatıma sahip Dullar’ını okurken de yaşamıştım.

dahafazlakitap (Kübra) paylaştı.

-