Kötü bir şey başımıza geldiğinde sorduğumuz ilk soru budur: “Neden ben?” Cevabı


Kötü bir şey başımıza geldiğinde sorduğumuz ilk soru budur: “Neden ben?”
Cevabı zaten soruda gizlidir. “Bu bana olmamalıydı, benim başıma gelmemeliydi, bunu hak etmek için bir şey yapmadım” diye düşünürüz.
Kötü olayların bizim başımıza gelmemesi gerektiğine dair bir bağışıklık inancımız vardır. Adaleti ve güzel bir dünya fikriniz örseleyici bir olayla yara alır. “Neden ben?” sorusunun beşeri planda bir cevabı yoktur ve ona sebepler dairesinde cevap aramak beyhudedir.

#KemalSayar #BeniSessizDeSevebilirMisin?
#Vsco #VscoCam

“Ah tahterevalli! Ey hayatın özeti! Kısa aralıklarla alçalma ve yükseliş… Güçlüyle zayıf arasında kurulamayan denge! Ey paylaşmaktaki heyecan! Senin için gelmiştim buraya. Beni ancak sen teselli edebilirdin.” #AAliUral #PostaKutusundakiMızıka

Kemal Sayar’ın okuyucularına “Hiç tanışmadığımız halde seni çok iyi tanıyorum.” dediği kitabı. Kitabı bana Gökhan Erdoğmuş (@Guardiannnn) önermişti geçen bu zamanlar. Kitap güzel arkadaşlar okuyun derim.
Posta Kutusundaki Mızıka ise Ali Ural’ın en güzel kitaplarındandır. “Hangi merdiven çıkıldığında yormaz kalbimizi?” diye soran kitabı. Kalbimin yorulması dileğiyle..

Çarşamba,
Yorgun, sıkkın bir Çarşamba.
Bugün bir şey yazasım yok. Kusuru bakmayın.
Sevgilimi özledim ben. Bu kadar.
tugberkbturk paylaştı.

-