Küçük civcivlerden ikisi kapamış gözlerini bu sabah. Boncuk kızla alıp uyur gibi

Küçük civcivlerden ikisi kapamış gözlerini bu sabah. Boncuk kızla alıp uyur gibi görünen bedenlerini küçücük çukurlara koyuverdik ve kapattık üstlerini toprakla. Neden diye sordu bana, en küçük ve zayıf olanlar öldü? “Ama anlat bana, gece masalı gibi anlat.” “Yaşam; evrende hep en sağlıklı ve güçlü formunda var olmak istiyor. Bu yaşamı, çeşitliliği korumanın bir yolu. Bu civ civlerin yaşam enerjisi ve bedeni tavuk olarak yaşamak için yeterince güçlü değildi. Eğer yaşasalardı zayıf ve hasta olacaklardı. Belki sonra zayıf ve hasta tavuklar doğuracakları. Bütündeki tavukların var oluş gücünü zayıflatacaklardı. O yüzden onlar şimdi başka şeylere dönüşecekler. İçine güç katacakları şeylere… Belki dibine gömdüğümüz zeytin ağacının yapraklarından bir parça olacaklar, belki gövdesinden. Belki dibinde biten bir ota dönüşecekler belki de onları toprağa dönüştürecek bakteri kolonisine güç verecekler. Varlıklarını onurlandıracak en güzel yaşamın görüntüsüne bürünecekler.

Tavuk olarak var oldukları süre boyunca bizim yaşamımızı onurlandırdılar. Onları sevdik, onları sevebildiğimiz için şanslıydık. Onlardan öğrendik… Yumurtadan çıkışlarını gördük, çıkmak için ne kadar uğraştıklarını, azmi gördük. Yaşama tutunmaya ve güçlenmeye çalışmalarını izledik. Sonra da ölüme ve dönüşüme teslim olduklarını gördük. Onlardan öğrendiğim her şey için onlara minnettarım. Onları toprağa gömerken onlara bu yüzden teşekkür ettim. Bedenleri ve içlerindeki yaşam enerjisi başka bir şeye dönüşse de benim içimde zihnimdeki güzel anılara, kalbimdeki duygulara dönüştüler.” “İpek böceklerimiz farklıydı ama… Onlar kozadan çıkınca yaşamıştı.” “Onları da hatırlıyorsun… Ben de hatırlıyorum. Onları hatırlayınca nedense hep gülümsüyorum. Evet onlar farklıydı. Döngünün başka bir parçasıydı dönüşümleri. İpek böceği kelebeklerimiz yaşamlarındaki döngüyü, amaçlarını tamamlayınca ölmüşlerdi. Kozadan çıkmışlar, eşlerini bulmuş ve çiftleşip yumurtlamışlardı. Bedenleri yıpranınca da ölmüşlerdi. Hatırlıyor musun onları gömdüğümüz saksıyı kazınca bedenlerini bulamamıştık?”
(Devamı yorumlarda)

sulesedaay (Şule Seda Ay) paylaştı.

-