SELMÂN-I FÂRİSÎ Radiyallahu anh Selmân-ı Fârisî hazretleri, İsfehanlı idi. Önceleri Mecûsî idi

SELMÂN-I FÂRİSÎ
Radiyallahu anh
Selmân-ı Fârisî hazretleri, İsfehanlı idi. Önceleri Mecûsî idi. İran’da iken kiliseye girip Hıristiyan oldu. Anadolu’ya kaçıp, kiliselerde hizmet etti. Şam’a geldi. Medine’de âhır zaman Peygamberinin çıkacağını bir papazdan işitti. İncil’i öğrendi. Âlim oldu. Hicretden sonra Medine’ye girerken, köle yaptılar. Bir Yahudinin kölesi oldu. Bir gün, sahibi onun yanında biriyle konuşuyordu. Bir ara o kimse; “Mekke’den bir kimse geldi. Peygamber olduğunu söylüyor.” dediğini işitince hemen o şahsa; “Ne diyorsun?” diye sorunca, sahibi bir tokat vurarak; “Neyine lâzım, sen işine bak!” diye azarladı.

O sırada Peygamber efendimiz Hicret dolayısıyla Kuba’da idi. Daha önce hak Peygamberin alâmetlerini duyduğu için, akşam bir miktar hurma alıp, Kuba’ya vardı. Resûlullahın yanına girip dedi ki: – Bu hurmaları size sadaka getirdim.

Resûlullah efendimiz yanında bulunan Eshâbına buyurdu ki: – Geliniz, bu hurmalardan yiyiniz!

Eshâbı kirâm yediği hâlde Resûlullah o hurmalardan yemedi. İçinden; “İşte birinci alâmet budur. Sadaka kabûl etmiyor.” dedi. Eve dönerek, biraz daha hurma alıp, Resûlullaha şöyle söyleyip takdim etti: – Bu hurmalar da hediyedir efendim.

Resûlullah bu defa yanındaki Eshâbı ile birlikte yiyince, “İşte ikinci alâmet budur.” diye düşündü. Götürdüğü hurma 25 kadar olduğu hâlde Resûlullahın mûcizesiyle hurma artarak 1000 kadar olmuştu. Kendi kendine; “Bir alâmetini daha gördüm.” dedi.

Ertesi gün Resûlullahın yanına gittiğinde, bir cenâze defnediyorlardı. Nübüvvet mührünü görmeyi arzu ediyordu. Peygamber efendimiz onun muradını anlayıp, bir ara gömleğini kaldırdı. Selmân-ı Fârisî hazretleri, o anda Nübüvvet mührünü görür görmez varıp öptü ve ağladı. O anda Kelime-i şehâdeti söyleyerek Müslüman oldu.

bulut_bey79 (⛅⛅⛅Ahmed Şenol Bulut ☁☁☁) paylaştı.

-