Tasavvufun ne olduğunu algılamış biri şunları yapmaz: 1️⃣Kendisiyle yaradan arasına kitap, ün

Tasavvufun ne olduğunu algılamış biri şunları yapmaz:
1️⃣Kendisiyle yaradan arasına kitap, ün, şöhret, makam, mevki, workshop, sevgili, para, hatta çocuğuyla olan bağını dahi koymaz. İlmini hayr üzerine yayar. Yaydığı bilgiden çıkar elde etmez.
2️⃣Başkaları için, biz buna el alem diyoruz, hiçbir şey yapmaz. Yani; bilgisini paylaşır, yol gösterir. Ancak 2. ve 3. şahıslara hiçbir şey ıspatlamak, ikna etmek, inandırmak zorunda olmadığını bilir. Burada kesip sadede geliyorum. Metin Hara’nın adı yaşadığı aşkla gündeme geldiğinde instagram profilini incelemiştim. Bir uçurtma uçuruyordu. Uçurtmayı uçurmanın keyfini sürerken birara uçurtmayı düşürür gibi oldu. “az daha rezil oluyordum” dedi.
Çok güzel örnek: hayatımız uçurtma olsun. İpini elimize alıp uçururuz. Rüzgara göre yükselir, alçalır. Yeri gelir yere çakılır. aslında bütün bunların hiçbiri elimizde değildir. Çünkü uçurtma, rüzgarın yazdığı kader kadar, ipi elinde tutan insanın iradesiyle havada kalır veya düşer. Tasavvufun ne olduğunu bilen biri uçurtması yere çakıldığında “rezil oluyorduk” demez. Düşerse ya kendi beceriksizliğinden veya ya hak tecelli ettiğindendir. Bunu düşünür. Tribünlere oynamaz. 2. ve 3. şahıslara atılacak hava yoktur.

Tasavvuf insanın kendi içindeki yoldur. Kuantumla soslayıp istediğin hayatı yaşa, para, aşkı üzerine çek diyenlerden uzak durun.

Tasavvufu çok merak ediyorsanız örneğin; Ibn Arabi okuyun.
Hasan Lütfi Şuşud; “tasavvuftan daha yüce bir ilim olsaydı onunla ilgilenirdim” diyor. Pek tabi, mutasavvıfların hiçbiri tasavvuftan para kazanmamış, bir meslek icra etmiş, yaydığı ilimi parayla satmamıştır.
Mutlu hafta sonları…

aylinanne (Aylin Çalışkan) paylaştı.

-