“Uçak korkum var…” dedi, onu buraya neyin getirdiğini sorduğumda yıllar önce bir

“Uçak korkum var…” dedi, onu buraya neyin getirdiğini sorduğumda yıllar önce bir danışanım. Uçağa binmeden önce kalbinin nasıl da hızlı çarptığından, tüm vücuduna ter basmasından, aklından geçen bin-bir felaket senaryolarından, kaçma, bağırma isteğinden, bayılma hissinden bahsetti uzun uzun. “Uçak yolculuğu yaparken rahat olmalıyım” diyordu bir tarafı. Ve bu tarafına göre, hissettiği “rahatsızlıklar” anormaldi, olmaması gereken, kabul görmeyen duygular ve düşüncelerdi. “Uçağa neden biniyorsun?” diye sordum. “Ailemden uzakta yaşıyorum ve onları görmek için” dedi. Bir tebessüm yerleşti yüzüme. Bu zamanlardan daha acemiydim o zamanlar, belki şimdi olsa farklı bir cevap verirdim ama o gün bunları dedim: “Eğer rahat olmak isteseydik hiçbirimiz uçağa binmezdik… Valiz hazırlama bir dert, havaalanına gitme bir dert, uzun bekleyişler, kuyruklar, kimlik kontrolleri bambaşka birer dert… Hele o sıkışık koltuklar! Al sana koca bir rahatsızlık daha! Belki de uçağa binmek rahat olmakla ilgili değil de, değer verdiğimiz şeylerle ilgidir, olabilir mi? Ailemizi görmek içindir… Yeni yerler keşfetmek içindir… Bir işimizi hallederek sorumlu davranmak, bir konferansa katılarak kendimizi geliştirmek, biraz mola vererek tatile gidip kendimize bakım vermek içindir… Belki de uçağa binmek rahatlık için değil, bir yerlere varmak içindir. Bize tüm rahatsızlık veren şeylerle birlikte yolculuk etmeye değer bir yerlere varmak içindir…” #zeynepselvili #uçakfobisi #endişe #psikoloji #kendimenot

zzeynepselvili (Zeynep Çarmıklı) paylaştı.

-