Uyumak üzereydim… Birden fark ettim ki, Yasemin’u buraya, İnstagram’a yazmadım, size anlatmadım…


Uyumak üzereydim… Birden fark ettim ki, Yasemin’u buraya, İnstagram’a yazmadım, size anlatmadım… Sadece gazeteye yazdım, huzursuz oldum, kalktım… Yasemin, şu an cezaevinde, minik oğluyla birlikte… O öldürmeseydi, öldürülecekti! Evlilik hayatı boyunca kocasının şiddetine maruz kaldı. Dayak yedi, kocası üzerine bıçakla saldırdı. Aile mahkemelerinden uzaklaştırma kararı alındı. Yasemin karakola gitti. Karakolda, doldurduğu aile içi şiddet formunda, “Kocanız size öldürmeye teşebbüs etti mi?” sorusunu, “Evet” diye cevapladı. Ama işte, pek çok kadına olduğu gibi Yasemin’e de hiçbir çıkış yolu bırakılmadı. Olayın olduğu gün kocası, Yasemin ve çocuğunu gece boyunca bir odaya kilitleyerek aç susuz bıraktı. Sabah olunca da şiddet uygulamaya devam etti. Yasemin bu şiddete artık dayanamadı, kendisini ve çocuğunu savundu. Öldürülmemek için öldürmeyi seçmek zorunda kaldı. Ama Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Yasemin’in meşru müdafaa nedeniyle tahliye talebini reddetti. Erkekler, kravat takıp, ağladıklarında bir sürü haktan yararlanıyorlar. Kadınlar yaşama haklarını savunsalar bile hiçbir işe yaramıyor. Bu nasıl iş? Bu nasıl bir haksızlık! 24 Haziran’da Yasemin’in duruşması var… Bu konuda yazmaya devam edeceğim. Kanıma dokunuyor çünkü kadınlara yapılan haksızlar!!! Bugün gazetede avukatı Duygu Eroğlu’yla röportaj yer alıyor. İçeriye, Yasemin’e sorular yolladım, çünkü savcılık öyle hemen izin vermiyor, istediğiniz gibi görüşemiyorsunuz, ama belki yanıtlar gelir, o zaman Yasemin’i de dinleriz..
armanayse paylaştı.

-