Uzaklaşmak istersin bazen kendi kabuğuna çekilip herşeyden. . . Kimsenin sana ulaşamayacağ?

Uzaklaşmak istersin bazen kendi kabuğuna çekilip herşeyden. . .
Kimsenin sana ulaşamayacağı yerleri mesken etmek istersin ya hani işte öyle! Gerçekliği arar durur, sorgularsın, sorarsın hep kendine neden diye; nesin, neredensin kimsin sen?
Bir an gelir yollara vurur bir iz peşine düşer durusun.

Pervane misali döner de durusun.
İşte benim hikayem de böyle!
Her aldığım yaş kalıbında herşeyden biraz daha uzaklaşmak istemem de bundan. “Ne ararsın” diye soranlara artık açık açık “kendimi arıyorum” demem de ondan.

Arayan bulurdu elbet!
Sonunda ben de buldum kendi özümü bir dağın tepesinde yapayalnız, kimsesiz ve sakin dolaşırken.
Ayaklarım yalın, ruhum temiz ve duygularım son derece naifken anladım niyetimi. . .
Tam da bu şarkı çalıyordu patika yollarını aşarken ben Pokut yaylasının.
Ben o toprakların çoçuğuyum, anam mavi babam ise yeşil.
Ezbere değilmiş aşka dair dinlediğim ağıtlar, türküler çizdiğim resimler de üstelik.
Benden önce geçip gidenlerin bıraktığı bir mirasmış Aşk.
Ben de onlar gibi ağıtlar eşliğinde aşktan öleceğim. Göğsümü gere gere tek suçum Aşk diyeceğim.
O yağmura, o yeşile, o maviye ve o toprağa emanet edilecek bedenim birgün. . .
Yüreğimin sesi budur dostlar, türküsü ise fonda çalan.

onurollstyle (Onur Erol) paylaştı.

-